Kurumsal Sosyal Sorumluluk

Son yıllarda Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) kavramıyla çok sık karşılaşmaya başladık. Kurumsal Sosyal Sorumluluk uygulamaları bazen karşımıza televizyonlarda milyonları daha duyarlı olmaya çağıran toplumsal bilinçlendirme kampanyalarıyla; bazen hangi kurumun daha sosyal sorumlu olduğu konusunda yapılan araştırmalarla; kimi zaman da yapılan uygulamaların gerçekten kurumsal sosyal sorumluluk mu olduğu tartışmalarıyla çıktı.

KSS uygulamaları ülkeden ülkeye farklılık göstermenin yanında, KSS kavramının ortaya çıkışından bu yana geçen yaklaşık 60 yıllık süre içinde de değişime uğradı. Şirketlerin başarılarının yalnızca ürün, hizmet kaliteleri ve karlılıklarıyla ifade edilmesinin yeterli olmamaya başladığı 2000’li yıllarda KSS, şirketlerin sürdürülebilir bir dünya için tüm paydaşlarına karşı etik ve sorumlu davranmalarını zorunlu kılan bir uygulamalar bütünü haline geldi.

Toplumun şirketlerden beklentisinin bu denli arttığı yeni dünya düzeninde kurumların bu beklentiyi görmezden gelmeleri neredeyse kendi sonlarını hazırlamakla eş anlamlı. Şirketler artık, çalışanlarıyla, tedarikçileriyle, toplumun tüm kesimleriyle uyum içinde yaşamak, üretim yapmak zorunda. Üstelik araştırmalar gösteriyor ki, KSS’yi stratejik biçimde ele alıp uygulayan şirketler toplum tarafından daha çok beğeniliyor, itibar görüyor. Bu markaların ürünleri diğerlerine göre daha çok talep ediliyor. Bu şirketler iyi elemanları kendilerine çekme ve mevcut çalışanları motive etme konusunda daha başarılı oluyorlar.

Bilgi kaynağı paylaşımı
Türkiye’de ise konunun tarafları olan şirketler, sivil toplum kuruluşları, iletişim ve yönetim danışmanları, hatta ileride bu alanda uzmanlaşmak isteyen üniversite öğrencileri KSS kavramını farklı algılıyor, yorumluyor ve uyguluyor.

KSS Rehberini hazırlamaktaki amacımız da işte bu noktada ortaya çıkıyor: Bilgi ve deneyimimizi paylaşarak; şirket üst düzey yöneticileri başta olmak üzere pazarlama, iletişim ve insan kaynakları yöneticilerinin Kurumsal Sosyal Sorumluluk stratejisi geliştirme ve uygulamaları yolundaki çalışmalarına katkıda bulunmak istiyoruz.

Çünkü biliyoruz ki; Değişen dünya düzeniyle birlikte çevresel ve toplumsal sorunlar artıyor. Nesli tükenen canlı türleri, bulaşıcı hastalıklar, giderek bozulan ülkeler arası gelir dağılımı, artan yoksulluk ve işsizlik, insanlığın ve dolayısıyla şirketlerin geleceğini tehdit ediyor.

Daha yaşanabilir bir dünya ve sürdürülebilir insani gelişim için hepimize sorumluluk düşüyor. En önemlisi de yeni dünya düzeninin en güçlü aktörü olan iş dünyasının, Kurumsal Sosyal Sorumluluğu bir yaşam felsefesi olarak ele alması ve uygulaması gerekiyor.